top of page
  • Yazarın fotoğrafıHakan Şule Efil

VİYANA'DA GEZİLECEK YERLER.. Şubat/2023

Sanata doyacağınız bir gezi sizi bekliyor. Aralarındaki ulaşımdan bahsetmeyeceğiz çünkü bazılar yürüme mesafesi kadar yakın, bazıları da toplu taşıma ile kolaylıkla bulunabiliyor. Gezip gördüğümüz yerleri sizi için derledik ve ortaya bu liste çıktı. Hadi gelin birlikte listeye göz atalım.


1. Belvedere Sarayı

Landstrasse ilçesinde yer alan, iki parçadan oluşan ve barok stilinde olan bu saray 1668-1745 yıllarında Savoy Prensi Eugen tarafından, yaz aylarında yaşamak için yaptırılmış. Yukarı ve Aşağı Belvedere olarak iki parçadan oluşan barok yapılar çok geniş ve göz alıcı bir bahçeyle birbirlerine bağlanmışlar.

15 Mayıs 1955’te Avusturya’nın II. Dünya Savaşı’ından sonra özgürlüğüne kavuştuğu anlaşmayı burada imzalanmış olması, bu sarayın en önemli özelliği.

Saraya girmeden bahçesinde de dolanabilirsiniz, inanılmaz güzel bir bahçesi var, hele ki bahar ve yaz aylarından daha da güzel bir görseli olacağından hiç şüphemiz yok.ama ben illa girip gezeceğim derseniz de gezebileceğiniz üç bölüm var.. Lower Belvedere, Upper Belvedere ve Belvedere 21. Tamamını gezmek bir gününüzü alır diye tahmin ediyoruz. Biletleri 3 ayrı bölüm için tek tek alabileceğiniz gibi, 2 in 1 ya da 3 in 1 biletler de mevcut. Güncel bilet fiyatları için sarayın web sitesine buradan girebilirsiniz.

Günümüzde Avusturya Belvedere Galerisi olarak da kullanılan bu saray çok önemli tarihi tablolar da içeriyor. Mesela Gustav Klimt’in “The Kiss” eserini burada görebilirsiniz.


Konum için tıklayın.




2. Hofburg İmparatorluk Sarayı

1654 yılında yapılan Hofburg Sarayı kışlık malikene, Schönbrunn Sarayı ise yazlık malikane olarak tercih ediliyormuş. Habsburg hanedanının eski ve başlıca imparatorluk sarayı olmakla beraber 1946’dan beri Avusturya Cumhurbaşkanı’nın resmi ikameti ve işyeri olarak kullanılıyormuş.

Fransız Kraliçesi Marie Antoinette bu sarayda dünyaya gelmiş.

Kişi başı bilet 16€ ve kesinlikle gezmeye değer. İçeride çantayla gezmenize izin vermiyorlar, girişte eşyalarınızı dolaba alıp size bir numara veriyorlar. Bir de bilet aldığınızda size bir etiket veriyorlar. İçerisinde bulunan yerlere daha detaylı bakmak için sizi buraya, konum için ise buraya alalım.

Ama bizim kalbimizi bıraktığımız yer “Collection of Arms and Armor” bölümü (Silah ve Zırh koleksiyonu) Özellikle 2.Viyana kuşatması sırasında ele geçirilen Osmanlı Ordusu’na ait eşyaların, yeniçerilere ait zırhların, börklerin sergilendiği bölüm bizi oldukça heyecanlandırdı.



3. Schönbrunn Sarayı


Baştan söyleyelim ki biz buraya gitmedik, kaldığımız yere biraz uzak kalıyor diye düşündük, bir de yazın bahçesi şahane oluyormuş ve günün yarısından fazlasını alıyormuş diye yorumlar okuduk. Ama listenize mutlaka ekleyin, en azından gitmişken görün deriz. Hoffburg’da da bahsettiğimiz gibi Habsburg hanedanının yazlık sarayı olarak kullanılan yer bu saraymış. 1441 odalı Barok Mimarisine sahip bu saray günümüzde de ülke başkanlarının da bulunduğu önemli toplantılar merkezi olarak kullanılıyormuş.


Burayla ilgili şöyle bir hikaye de var.. Yıllardan 1956, Kutsal roma İmparatoru II: Maximilian, bir tepenin altında olan viyana nehrinde büyük bir su ovasını satın almış ve bu sudan biraz içip tadını çok beğenmiş, bunun üzerine bu suyun üstüne çeşme yapılmasını ve bu çeşmeye de güzel çeşme anlamına gelen “Schönbrunn” adını vermiş. Bunlar dışında bahçede eskrim yapılması için alanı süslemiş. Bahçe ve çeşmeleriyle meşhur olan sarayın hayvanat bahçesi ise Avrupa’nın en eskilerinden olarak biliniyormuş.


1996 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiş. Bak şimdi böyle yazınca bi’ üzüldük gidip göremediğimize. Siz bizce gidin. :)


Ziyaret saatleri, bilet fiyatları ve bilgi için buradan resmi web sitesine bakabilirsiniz.

Konum için tıklayalım.


4. Aziz Stephan Katedrali Çok etkileyici bir katedral sizi bekliyor!

  • 1147 yılında inşa edilen katedral Viyana’nın en önemli simgesi. Şimdi burayı gezmeden mutlaka okumanız gereken ve bizim de bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir kaç tarihi bilgi var.

  • Osmanlı İmparatorluğu tarafından iki kere kuşatılmış olan Viyana’nın ilk kuşatması 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman, ikinci kuşatması 1683 yılında Merzifon Kara Mustafa Paşa tarafından yapılmış.

  • İki kuşatmada da her iki taraf büyük kayıplar yaşamış ama ikinci kuşatma sonrasında ağır darbe alan Osmanlı İmparatorluğu’nun geri çekilmesi Viyana’da yenilgi olarak kabul edilmiş. Bunun üzerine Aziz Stephan katedraline Osmanlı askerinin ayaklar altına alındığı bir heykel yapılmış.

  • Kuşatma sırasında Viyana halkı için sığınak haline gelen katedralde, halk savaştan korunmak için uzun süre kalmış.

  • İkinci kuşatmada geri çekilen Osmanlı İmparatorluğu’nun arkasında bıraktığı metal eşyalar toplanmış, eritilmiş ve Türk Çanı olarak bilinen “Pummerin Çanı” yapılmış. 1711 yılında bu çan daha büyük bir çan haline getirilmiş.

  • İkinci Dünya Savaşı’nda büyük hasar alan katedralin çatısı yanmış ve Pummerin Çanı yere düşerek parçalanmış. Parçalanan çanın yerine yeniden ülkenin en büyük çanı yapılmış ve çanın üzerine demirden yapılan yeniçeri başlarıyla birlikte İkinci Viyana Kuşatması’nı hatırlatan bir tablo yapılmış.

En ilginç bilgi ise şu: 1534 yılında katedralin çan kulesine bir memur atamışlar. Bu memur Osmanlı’nın yaklaştığını görüp çan çalarak bu haberi Viyanalı’lara haber vermekle görevliymiş. Ve bu görev 1956’da “Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından bu görevin bir lüzumu yoktur.” diyerek kaldırılmış. Son olarak bu katedral 4 önemli kuleye sahip. Pummerin Çanı kuzey cephedeki 68 metrelik kulede.Güney kulesi 136 metre uzunluğunda ve 343 basamakla çıkılabiliyor. Çıkış merdivenleri sabah 8:30’da giriş açılıyor. Sabah erkenden çıkmak mantıklı, giriş katedralin içinden değil, katedrale girmeden sağ tarafta kulenin dibine yürüdüğünüzde girişi göreceksiniz. Bu kuleye çıkıp şehir manzarasını mutlaka görmelisiniz. Giriş kişi başı 5.5 Euro.


Konum için buradan.



5. Viyana Doğa Tarihi Müzesi

1889 yılında İmparator Franz Joseph tarafından inşa edilmiş binadadır. Yaklaşık 30 milyona yakın eser var. Bu müzede bir çok mineral, dünyanın farklı yerlerinden bulunmuş meteor parçaları, Mars’tan gelen göktaşları, fosiller, nesli tükenen hayvanlar sergileniyor. En çok ilgimizi çeken yer ise dinazor kemiklerinin olduğu yer. Replika olmasına rağmen canladırma yapılan devasa dinazorlar baya etkileyici. Giriş kişi başı 16€. Detaylı bilgilere bu linkten, konuma da bu linkten ulaşabilirsiniz.


6. Hundertwasser Evi

“Ressam özgür olmak istediği evler ve mimariler hayal eder ve bunları da gerçekleştirir.” diyen Avusturyalı ressam ve mimar Friedensreich Hundertwasser tam da hayal ettiği gibi diğer evlerden en büyük farklı olarak her yerinin yamuk ve dış yüzeyinin rengarenk olduğu bir apartman yapmış. Apartmanın içine girip gezemiyorsunuz ama apartman altında gezebileceğiniz bir kaç hediyelik dükkan, kahve alabileceğiniz yerler ve bir postahane var. Bunlar dışında bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin. Konum için tıklayın.


7. Museumsquartier 90.000 metrekareye yayılan alanda, barok binalar, modern mimari, Leopold ve MUMOK gibi büyük sanat müzeleri bulunuyor. Çağdaş sergi alanlarına, her yıl düzenlenen bir yaz etkinliği olan Wiener Festwochen gibi festivallere ev sahipliği yapıyor. İlgi alanınıza göre gezebileceğiniz bir yer. Biz Gustav Klimt’in eserlerini görmek istediğimiz için, Leopold müzesini ziyaret etmeyi tercih ettik. Salı hariç her gün 10:00 ile 18:00 arası açık. Kişi başı 15€. Dışarıda da şipşak foto makinelerine 3€ vererek bir hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz. Dilerseniz bilet ve güncel program için bu linkten, konum için bu linkten yararlanabilirsiniz.


8. Karl Kilisesi


1713 yılında İmparator VI. Charles, 1576-1578 yılları arasında cüzzam salgınına yakalanan kişilerin şifacısı olan Charles Borromeo adına bu kiliseyi yaptırmak istemiş. 1716 yılında yapımına başlanan kilise 1737 yılında tamamlanmış. Barok mimariye sahip olan kilise 1918’e kadar imparatorluğun koruyucu kilisesiymiş.

Charles Boromeo’nun yaşamından kesitleri sarmal bir kabartma halinde sergileyen kabartmalı sütunlar çatı katından daha yakından görülebiliyor. Aynı zamanda çatı katından şehir manzarası da görülmeye değer. Bu kilise her yıl düzenli olarak Vivaldi konserine ev sahipliği yapıyormuş, bunun nedeni ise besteci Antonio Vivaldi 28 Temmuz 1741’de Viyana’da öldükten sonra buraya gömülmesi ve mezarının zamanla kaybolmasıymış. Mimarisi oldukça ilginç olan bu kiliseyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Konuma buradan alalım. Giriş kişi başı 5€.


9. Avusturya Ulusal Kütüphanesi

Filmlerden fırlamış gibi bir kütüphane sizi bekliyor, hazırlıklı olun! Halka açık ve merkezi akademik olan bu kütüphane, 1867’den 1. Dünya Savaşı sonuna kadar Viyana Saray Kütüphanesi olarak dünyanın en kapsamlı evresel kütüphanesiymiş. Bu kütüphanenin ana görevlerinden biri, Avusturya’da yayınlanan tüm yayınların toplanması ve arşivlenmesiymiş. Bu yayınlara elektronik yayınlar da dahil. Kütüphanede toplam 4 milyonu kitap olmak üzere 12 milyondan fazla eser bulunuyormuş. Ahşap raflarda ise 200.000’den fazla tarihi kitap bulunuyormuş. İç mimarisinden de gözünü alamayacağınız kütüphanenin merkezi kubbesindeki freskte VI. Charles’ın tanrılaştırılması tasvir edilmiş. Salonun ortasında VI. Charles’ın heykeli ve salon içinde ikisi yeryüzünü ikisi gökyüzünü temsil eden 4 adet Venedik barok küresi bulunuyor.


Dış mimarisinden de gözünüzü alamayacağınız bu kütüphaneyi mutlaka görmelisiniz. Kişi başı giriş 10€.


Konum için linki buraya bıraktık.



10. İspanyol Binicilik Okulu Başlangıçta imparatorluk ailesinin binicilik eğitimine hizmet eden bir binicilik kurumuymuş. 2010 yılından bu yana klasik binicilik ve İspanyol Binicilik Okulu olarak ilan edilmiş ve UNESCO’nun kültürel mirasının bir parçası olmuş. Beyaz atların balesi olarak da adlandırılan gösterilere bilet alabilir ve bu gösterileri izleyebilirsiniz. Gösteriler için atlar 4 yaşındayken eğitime alınıyor ve eğitimleri 6 yıl sürüyormuş. Binicilerin ise eğitimleri 5 yıl sürerken, atlar ilk bir yıl binicisiz eğitim alıyorlarmış. Biz bir daha ki sefere diyip gitmedik zaman yaratıp mutlaka gitmelisiniz.


Konum burada.


11. Flea Market at Naschmarkt


Bir çok dünya mutfağına ev sahipliği yapan Naschmarkt, bir çok pazar standlarında çeşitli yöresel ürünler, meyve ve sebzeler, et ve deniz ürünleri gibi aklınıza gelebilecek çeşitli gıdalar bulunuyor.. Cumartesi günleri geleneksel bit pazarı kurulan Naschmarkt. 1.5 km uzunlukta bir alana sahip. Aynı zamanda bir şeyler yiyip içebileceğiniz ve zaman geçirebileceğiniz marketler de bulunuyor. Bize biraz turistik geldi, daha lokal yerler sevdiğimiz için sadece görmekle yetindik. Yine de gitmişken görün deriz. Haftaiçi 06:00-21:00, cumartesi 06:00-18:00 arası açık. Pazar kapalı ve giriş ücretsiz.


Konumu da buraya bıraktık.



12. Judenplatz


Ortaçağ’da Viyana Yahudi topluluğunun kasaba meydanı. Yahudiler buraya1150 yıllarında yerleşmeye başlamışlar. Meydanda bulunan Judenplatz Holokost Anıtı, 65.000 Avusturyalı Yahudi kurbanlarını temsil ediyor. Ziyaret etmek isterseniz meydanda bir de Yahudi Müzesi var. Konum için tıklayın.


13. Rathaus


Neo-gotik bir mimariye sahip olan ve gerçekten aktif olarak 2000’den fazla insanın çalıştığı belediye binası. Önünde RathausPark var ve bu parka bir buz pateni pisti konuluyor. Ocak-Mart arası dilerseniz buz pateni yapabiliyorsunuz. Aynı zamanda önüne bir Christmas marketde kuruluyor. Buz pateni olduğu zaman denk gelmiştik fakat çok kalabalıktı. Etrafında yemek yiyebileceğiniz fast food yerleri kurulmuş. Tüm gezilerimiz bittikten sonra buraya zaman ayırmıştık. Siz de öyle yapabilirsiniz, biraz parkta oturup, bir kaç bir şey yiyip içebilir ve dinlenebilirsiniz.


Konum burada.



14. Votiv Kilisesi

Rathaus'un hemen yakınında olan bu kilisenin yapımı için halktan para toplanmış. Nasıl mı? Gelin anlatalım. :)


Şimdi İmparator I. Joseph'in kardeşi Ferdinand Maximilian, kardeşi silahlı bir saldırıdan kurtulduğu için Tanrı'ya minnet amacıyla halka çağrı yapmış ve buna gönüllü olan yakalık 300.000 kişiden para toplayarak kilise inşasına başlamış.

99 metre olan ikiz kuleleriyle Viyana'daki en yüksek ikinci kilise olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.


Konum için tıklayalım.



BONUS!


Biz seyahatlerimizden önce gideceğimiz yerde güzel bir etkinlik var gitmeden önce biletleme yapıyoruz genelde. Viyana’da da kilisede klasik müzik dinlemek istediğimiz için internetten gideceğimiz tarihlere uygun bir konser bileti aldık. Viyana Klasik Müzik konserlerine buradan ulaşabilirsiniz.


Bizim gittiğimiz konser “20:30-21:30” saatleri arasında “Classic Ensemble Vienna” adında St. Peter’s Kilisesi’ndeydi. Video ve fotoğraf çekmek yasak olduğu için konser başlamadan sadece ortam ve biletin fotoğrafını çekebilmiştik. Böyle etkinlikler kesinlikle yapılmaya değer. Çok güzel anı oluyor.


Etkinliğin gerçekleştiği konumu buraya bırakıyoruz.


Bizden Viyana'da gezilecek yerler bu kadar. Bunlar dışında bizim gitmediğimiz Viyana Opera Binası(bunu sadede dışarıdan gördük) ve Prater bölgesine de gidebilirsiniz. Viyana'ya ulaşım ve konaklama için sizi buraya, Viyana'da yeme-içme için ise buraya alalım. :)

199 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Комментарии


bottom of page